Bir Eğrelti Otu Turnusolü Olarak Motosiklet

Hemen hemen her motosiklet kazası sonrasında, gerek sosyal medyada gerek forum sitelerinde veya video sitelerinde yapılan yorumlar ve bu yorumları yapanlar üzerine konuşmak istiyorum biraz.

Birçok yorum var hepsinin fotoğrafını buraya atsam burası çöplüğe döner. O yüzden oldukça garip gelen ve birçok kişinin savunduğu şu düşünce üzerine yoğunlaşacağım daha çok; motosikletler trafikten men edilsin düşüncesi.

Böyle bir şeyi savunan kimse yoktur diyebilirsin o yüzden hemen kanıtını şöyle bırakıyorum:

Bir sözlük sitesinden screenshot aldım bu yorumu.

İlk önce bu yorumu yapana ve aynı zihinde olan kişilere karşı bir kahkaha patlatıyorum. Ardından ezici cümleler kurmaya başlayacağım.

Şöyle bir ayrım yapayım ilk önce, ben motosikleti çok sevdiğimden ziyade, bunların zincirleri arasında sıkışmış, özgürlük düşmanı ve kafes sevici kişiler olduğu için bunlara bu kadar sinirleniyorum.

Motosiklet bir özgürlük makinesidir ve özgürlüğe karşı savaş açmış bir insanın her zaman karşısında olurum. Çünkü hayat felsefemin temelini bu oluşturuyor.

Motosiklet özgürlük makinesi değildir, motosiklet kakadır diyebilirsin. Pardon diyemezsin çünkü bu genel bir kanıdır. Hangi motosiklet sürücüsüne sorarsan sor, sana motosikletin özgürlüğü çağrıştırdığını söyler.

Her neyse ezici cümleler kurma kısmına geçeyim.

Ezici cümleler kurma kısmı

Komiklik olsun diye böyle bir başlık attım, lütfen anlamadım deme.

Her neyse bu tür insanlara, yani motosiklet kakadırcılara karşı birkaç gözlemim var. Genelde bunlar bir motosiklet kazası gördüklerinde ”Bu kazayı arabayla yapsaydı hiçbir şey olmazdı.” derler. Peki neden,

Kim hatalıydı?

Araba kullanıcısı olmam bana kaza yapma hakkı mı doğurur?

gibisinden sorular sormazlar? Çünkü bu insanların tutkuları yoktur.

Aşkı, hüznü, mutluluğu asla dibine kadar yaşayamazlar, garanticidirler, Paraya taparlar, bir şeyi yapabilme yetisine sahip olduklarında o şeyi direkt yaparlar. Etik ve erdem kavramlarına karşı yabancıdırlar. Ve böyle insanlar herhangi bir mevkiye veya makama ulaştıklarında sadece içgüdüleriyle hareket eden hayvanlar gibi canlarının istediklerini yaparlar.

Tıpkı arabayla birine çarpınca, ”kaportam var bana bir şey olmaz hamuğaa” dedikleri gibi.

Eğer sen de benim gibi hemen hemen her duyguyu dibine kadar yaşamayı, hayatta uç noktalardan yürümeyi seven ve sevdiği şeylere tutkuyla bağlı sevmediği şeylere karşı nefretle dolu bir insansan yeni tanıştığın bir insana ”Motosiklete bakış açın nedir?” diye sorabilirsin.

Motosikleti sevmiyorum diyebilir, herkes sevecek diye bir kanı yok sonuçta. Ne bileyim korkuyorudur veya bir yakınını kaybetmiş olabilir. Ama kaportacıgillerdense ve rahatlığına düşkünse, Tebrikler! bir eğrelti otu ile karşı karşıyasınız. Koşarak uzaklaşın o insandan.

Çoğu insan ölümsüz olduğunu düşünüyor, hayata öyle sımsıkı sarılmışlar ki kollarını hayattan ayırıp, biraz geriye çekilip büyük resmi göremiyorlar. Gülüyorum ve küçümsüyorum bu insanların gereksiz çabalarını bu yüzden.

Dostum elinde sigaran, sararmış dişlerin, bir elin direksiyonda iken bir elinle kocaman göbeğini kaşır halin, bitmiş bir ilişkinin ardından bile hala o insandan sevgi dilenen bir yıkıklık abidesi oluşun ile bana motosikletin beni öldüreceğini söylüyorsun ya hani ahahaha tekrardan gülüyorum sana sayın eğrelti otu.

Neyse güzel hakaretler ettim ve rahatladım iyice. Bari birkaç gözlemimi daha yazayım sakin sakin.

Motorcular genelde pek sevilmezler. Özellikle de şu tek silindir makinelere egzoz takıp kulak seven ekipmansız ve biliçsiz kullananlar yüzünden.

Şimdi eğri oturup doğru konuşmak gerekirse en gencinden en yaşlısına kadar her motosiklet kullanıcı biraz apaçidir. Farklı olduğunu göstermenin ve isyan etmenin en iyi ve tedavi edici yöntemlerinden biridir çünkü bu. Ama şu üstte bahsettiğim insanların bu halde olmasının sebebi motosiklet değil, cahillik. Bu da halkımızın kronik hastalığı zaten.

Cahilliğinden arınmış bir insan emin ol böyle hareketler yapmaz.

Farklı olmaktan bahsetmişken kaportacıgillerin düşmanlığı sadece motosiklete değil, kendilerinden farklı olan tüm araçlara ve insanlaradır.

Mesela şöyle baya yüksek bir arazi aracı ile trafiğe çıkın annenize en az yirmi tane küfür edilir gittiğiniz yol boyunca. Veya lüks bir spor arabayla. Çünkü yeşilçam onlara zenginliğin kötü olduğunu, aileleri ise garibanlığı aşılamıştır. Adamın çok lüks arabası varsa kesin o adam kakadır. Çünkü yediremez kendisine ah garibim sen uyumaya devam et.

Gariban demişken geçen gün yolda bir araba gördüm, piyasası ortalama seksen bin lira civarı ama arka camında koskoca gariban yazıyor. İşte o adamı karşına alıp şöyle okkalı bir tokat atıp kendine gel, şu aşağılık psikolojisinden kurtul diyeceksin ama olmuyor çünkü bilmem kaç milyon kişi böyle.

Bu garibanlık hastalığı bunların hayal güçlerini de baya kısıtlıyor ve o minik dünyalarında minik sevinçler ve minik üzüntüler ile hayatlarının çöp olmasına vesile oluyor.

Her neyse motosikletten nerelere geldik. Velhasıl motosiklet iyidir, cicidir.

E buraya kadar okuduysan ne düşündüğünü aşağıya yaz merak ediyorum sonra tepkini.

Bir yanıt bırakın