Hatalarım Üzerine

Bir hata yaptığını düşün. Konu fark etmez. Sonra da o hatadan pişman olduğunu.

Pişman olduğun için farkında olmadan başka hatalar da yaptığını düşün. Düşündün mü, sonu nereye çıkıyor? Tam da o b*k çukuruna çıkıyor tahmin ettiğim gibi.

Bundan birkaç sene öncesine kadar hangi konuda hata yapsam sanki o hatanın benim benliğime ait değilmiş gibi görünmesi için elimden geleni yapardım. Hani bir oyunda ilerlersin ilerlersin, sonra bir hata yapınca sinirlenip oyunu baştan açarsın ya, aynı mantık işte.

Sonra dedim ki bir insanın kişiliği ve benliği sadece iyi yönlerinden ve hayatında aldığı doğru kararlardan, doğru düşüncelerinden, doğru tavırlarından, doğru doğru doğru diye dayatılan olgularından mı oluşur?

Hep bahsedilir kendini sevme meselesinden. Bunu da düşündüm. Dedim ki bir hata yaptığımda kendimi tamamen kendime kapatıyorsam özsaygı kavramı bende hiç yok demek ki. O halde şımarık büyütülen çocuklar misali o vazoyu her kırışımda kendime aferin demesem bile, canın sağolsun demeliyim.

Dedim de. Hatta hoşuma gitmeye başladıkça bu yaptığım, daha çok vazo kırmaya başladım. Vazoları kırıp kırıp canım sağolsun demeye başladım kendime.

Şimdi geriye dönüp baktığımda hatalarımdan öğrendiğim tek şey ”Yaptım!” demeyi öğrenmek olmuş. Göğsümü gere gere yaptım diyebiliyorum şimdi o hataları. Yeri de geliyor göğsümü gere gere yapıyorum o hataları.

Göğsümü gere gere hata yapıyorum derken yanlış anlaşılmasın, bana göre değil size göre hata olan şeyleri yapıyorum. Aksi taktirde kendi kendime sınırlar çizip bu sınırları aşmış olurdum. Böyle bir şey de kesinlikle yapmam çünkü sıkıldım artık bu tür oyunlardan. Artık daha basit yaşamak istiyorum.

Kendi kendime sınırlar çizmek istemiyorum, kendime yalanlar söylemek istemiyorum… Kısacası kendime şımarık bir çocuk gibi davranmak istiyorum artık. Zamanında çok bastırdım çünkü benliğimi ve her ne kadar şımarık çocuk gibi davransam da şimdi kendime, bir türlü şımaramıyorum. Galiba içimde bir yerleri fazla öldürmüşüm.

Sonuç;

Sonuç olarak kimseye zerre faydası dokunmayacak bir yazı yazmış oldum ama şu an ben de kimseye fayda sağlama amacı gütmüyorum.

Birtakım içsel hesaplaşmalar peşindeyim.

Ha bir de şu yukarıda kullanmış olduğum cümle dikkatimi çekti; ”Fazla öldürmek”

Öldürmenin fazlası azı mı olur? Olmaz tabii ki de. Bir cam ya kırıktır ya da kırık değildir, ortası olmaz bazı şeylerin.

Alakasız bir şeye bağladım ama amacım bugün her zamankinden farklı olarak birbirleriyle alakalı cümleler kurmak da değil. Bugün amacım birkaç tane daha vazo kırmak sadece.

Etiketler:

13 Yorumlar

  1. ilkay 4 Mayıs 2019
    • Mert Özcan 4 Mayıs 2019
  2. Sevim Kozacioglu 4 Mayıs 2019
    • Mert Özcan 4 Mayıs 2019
  3. Oğuzhan Aktepe 4 Mayıs 2019
    • Mert Özcan 4 Mayıs 2019
  4. Adora 5 Mayıs 2019
    • Mert Özcan 6 Mayıs 2019
  5. Kağıt Salıncak 6 Mayıs 2019
    • Mert Özcan 6 Mayıs 2019
  6. Tesettürlü Elbise 12 Mayıs 2019

Bir yanıt bırakın