Moto Kuryelik Hakkında

Yaptığım işler hakkındaki yorumlarımı genellikle yazıyorum buraya. Şu an da moto kuryelik yapmakta olduğum için bu mesleğin artılarını, eksilerini, çalışma koşullarını ve moto kuryelik hakkındaki gözlemlerimi yazacağım.

Radyo, televizyon ve sinema öğrencisiyim ama okula bir yıl ara verdiğim için boşum. Boşum derken boş gezmiyorum tabi. Bu bloğu falan kurdum, ama paraya ihtiyacım var. Motosiklet almam lazım. Çünkü eylül ekim gibi kendimi yollara vermeyi düşünüyorum.

Artık insanlarla birebir iletişimde olmaktan ve normalde yüzüne bile bakmacağım insana müşteri diye katlanmaktan bıkmıştım ve aklıma müşteriyle en az iletişim kurulan mesleklerden olan bu iş geldi. Motosiklet ehliyetim halihazırda vardı, bulunduğum yerde de moto kurye arayan birçok işletme olunca asgari ücretten fazla bir ücrete çalışabileceğim bir yer buldum ve çalışmaya başladım. Tabi ücret dolgun olmasına dolgun ama mesai saatleri de hayli fazla. Günde 12 saat çalışıyorum. Çünkü kısa vadede çok paraya ihtiyacım var eylül ayındaki seyehat planım için.

Moto kuryelik zor mu?

Şu konuya bir netlik getirelim. Yaklaşık iki yıldır birçok sektörde çalıştım ve kolay bir şekilde para kazandıran bir meslek türüne rastlamadım. Aslında var öyle meslekler ama zamanında zorluğu onlar da görmüş, yılları erimiş oldukları sektörde ve en sonunda rahata kavuşmuş insanlardı bu meslekleri yapan insanlar. O yüzden evet zor bir meslek. Özellikle de motosiklet kullanmakta ve trafiği okumakta acemi iseniz. Bende bu konuda sorun yoktu mesela ama yine de zorlandığım noktalar oldu. Çünkü ülkemizde motosikletler trafikte yok sayılıyor, sıkıştırılıyor ve kıvrak bir şekilde kendini kurtarman gerekiyor. Kurye motorları da genellikle düşük cc’li scooterlar olduğu için ne kadar tecrübeli olursan olun işin zor. Yine benim çalıştığım işletmenin motorları honda cb125e olduğu için scooterlara göre bir miktar avantajlıyım bu konuda.

Zorluk konusunda en önemli etken ise hava koşulları. Yeri geldi yağmurda, yeri geldi karda motosiklet kullandım hem de berbat nylon lastikler ile. Bu havalarda bu işi yapmak tam bir işkence. Bunu net olarak söyleyebilirim. Görüş mesafesi kısa, lastikler kayıyor, kask buğulanıyor, ıslanıyorsun, üşüyorsun, siparişler geç gidince sıkıntı çıkıyor… Bir ton mesele işte.

Yağmur demişken, yeri geldi öyle normal yağmur değil yollarda sel giderken bile kullandım.

İşletmenin vermiş olduğu yağmurluğu giydim bir iki kere sağanak yağmurda. Ekipmanın önemini o zaman iyice idrak ettim çünkü o kadar berbat bir yağmurluktu ki gittiğim lüks sitelerde kaç defa güldüklerini duydum bana. Tamam ıslanmadım su geçirmedi falan ama bana resmen travma yaşattı o kıyafet. İzin günümde gidip kendime direkt yağmurluk aldım o yüzden.

Rezil olduk olmasına bari iyice olalım diye bahsettiğim yağmurluğu sana da göstereceğim. Tam olarak giydiğim şey şuydu.

Ayaklarım tam çıkmamış ama 45 numara çizmeyle yapışık halde bu tulumsu yağmurluk.

Bu kadar rezillik yetmez bir tanesini daha anlatacağım sana. Bir gün benim kaskım kayıp oldu. Siparişe çıkacağım ama kasksız çıkmam çünkü aşırı derece yağmur yağıyor ve o şekilde önümü görmem imkansız. Müdüre kask yoksa çıkmıyorum siparişe deyince depolarında duran vizörsüz kaskı çıkardı ve streç film çekti üzerine. İki siparişe o şekilde çıktım. Yolda kaç defa güldüler. Buraya fotoğrafını bırakayım biraz da sen gül.

Yorumsuz

Zor yanlarını anlattım diye hemen gözün korkmasın, birazdan işin artı yönlerini de anlatacağım sana. Ama önce işin işleyişinden biraz bahsedeyim.

Moto kuryelik nasıl yapılır?

Adres meselesi aklına takılmıştır eminim. Ben de şu an bulunduğum şehre öğrenci olarak gelmiş biriyim. Yani buralı olmamama rağmen fazla sorun çekmedim. Çünkü ilk başta sana sadece bir tane sipariş veriyorlar ve üzerinde geciktirme stresi olmadığı ve oradaki paketlerden sorumlu kişi tarafından ilgilenildiğin için alışıyorsun bir haftaya kadar.

Belli başlı yerleri bilmen gerekiyor bulunduğun ilde. En basitinden belediye nerede, valilik nerede, x avm nerede nerede bunları bil ki, oradaki paketçi sana adresi tarif ederken sana oraya git oradan şuraya dön desin veya oraya gidince müşteriyi ara seni yönlendirsin desin.

Sipariş fişlerini atmazsın, para sende kalır ve akşam toplu şekilde parayı kasaya teslim edersin. Ha bir de adresleri bulamazsan google diye bir şey var navigasyondan yardım alabilirsin.

Moto kuryelik yaparken başıma gelen olaylar

Bizim işletmeye iki şekilde sipariş geliyor. İlki, işletmenin sipariş telefonundan, ikincisi ise yemeksepeti uygulamasından. Yanılmıyorsam işletme göndereceği alanı yemeksepeti’nden belirliyor ve dolayısıyla çok uzaktan sipariş almıyor. Ama bizim işletmede bu ayarı yapmamışlar sanırım. Şehrin nereden baksan 20 km ötesine bir sipariş geldi parası online olarak ödenmiş olarak. Yani yemeğin gitmesi lazım ve beni gönderdiler siparişe. Ben baya baya çıktım şehri ve şehirler arası yola girdim, oradan bir köye falan saptım ve bir tepede durup. Ne yapıyorum ben diye düşündüm. Etrafta hiçbir insan yok, dağ başında 125 cc motosiklet ile enduro yapıyorum bildiğin.

Bir keresinde de tam beş tane siparişim var ve benzinim bitti bitecek. Kendimi petrole attım hemen ama petrol baya yoğundu. Baktım bekle bekle olmayacak. Pompacı abimizin birini tuttum zorla, abi sen bas şu kartı dedim aldım pompayı kendim doldurdum benzinimi.

Bir keresinde de kadının birisi evini saçma sapan bir şekilde tarif etmiş. Dolayısıyla ben de evi bulamadım. Bahsettiği yerin yakınlarına gidip kadını aradım ve hanımefendi ben sizi şuradan arıyorum, x yerdeyim sizin eviniz ne taraftaydı acaba dedim. Bir şeyler bocaladı. En son dedim ki size zahmet konum atabilir misiniz. Kadın işletmeyi aramış ve demiş ki sizin elemanınız kim oluyor da bir bayanı arayıp konum istiyor.

Eh işte bu duruma yorum yapmak bile mantıksız. Kezban her yerde kezban. İnsan diyemiyor ki ulan dal***** zaten adresin ve telefon numaran elimde var. Ve bunları bana veren sensin. Zaten vermen de lazım ki sana yemek getirebileyim. Yani kötü bir niyetim olsa senden konum isteme zahmetinde bile bulunmam. Amaç ne yani?

Amortisör kırılınca en yakın tamirciden bulunan ve acilen takılan bir amortisör. Sonuç; Ankara pavyonları.

Bir de adres sormak için aradığım müşterinin teki, ben sana Whatsapp’tan fotoğraf atacağım oraya gelirsin deyip telefonu kapatmasından sonra attığı fotoğraf var:

Şehirde bin tane sokak lambası var ve ben senin kapındaki sokak lambasından adresini bulacağım. Cidden zekana hayran kaldım.

Neyse bu işi baya yerdik. Biraz da iyi yanlarına değineyim.

Moto kuryelik yapmanın avantajları

  • Kapalı bir mekanda bunalmıyorsun.
  • Aranılan eleman çok olduğu bu sektörde iyi para kazanabilme ihtimalin var.
  • Üslubuna dikkat edersen ve siparişleri oyalanmadan götürürsen iyi bahşiş alma potansiyelin var.
  • Motosiklet sürmek başlı başına bir zevk ve motosikleti sadece iş olarak görmüyorsan, günde en az 100 km yaptığın için sürüş kabiliyetin de gelişiyor zamanla.
  • İş bedenen çok yorucu değil.
  • Sürekli dışarıda olduğun için çarşıdan geçerken kısa süreli işlerini halledebiliyorsun.

Moto kuryelik hakkında aklıma gelenler şimdilik bunlar. Bu işi de henüz bir aydır yapıyorum ve 5-6 ay daha yapacağım gibi görünüyor. Eklemem gereken yerler olursa güncellerim burayı. Düşüncelerini aşağıdan belirtmeyi unutma.

Etiketler:,

Bir yanıt bırakın